Derya ÇOBAN

Ayak Sağlığı Merkezi

Refleksolojinin Tanımı

Refleksoloji masajının temeli, ayakların vücudun aynası olduğu öğretisine dayanır. Ayaklar insan vücudunu temsil eder ve her nokta vücutta bir bölgeye karşılık gelir. Bu bölgelerin masaj yoluyla uyarılması ile vücudun buna gereken tepkiyi verdiği inancı ile temellenir. Belirli noktalara kişinin verdiği tepki ile bu temsil edilen bölgedeki problem saptanmaya çalışılır ve gerekli manipülasyonlarla bu bölgedeki sorun giderilmeye çalışılır. 

Bu nedenle refleksoloji bir tür "denge" masajıdır ve kişinin kendisini fiziksel, duygusal ve ruhsal bakımdan iyi hissetmesini sağlar, kişiye doğal dengesini kazandırır. 

Genelde herkes günlük hayatında stresle karşı karşıya geliyor. Vücudumuz bu stresle başa çıkmakta bazen çok zorlanmakta.

Halbuki vücudun tüm sistemleri stresle yaşamaya az miktarda da olsa alışıktır. Çünkü bu stres vücudumuzu motive ederek daha enerjik çalışmasını sağlar. Ama modern yaşam tarzının yarattığı stres vücudun yorgun düşmesine ve hastalanmasına neden olmaktadır. 

Gerilimi almak ve hastalıkları tedavi etmek için el ve ayaklardaki belirli noktalara özel tekniklerle masaj uygulamasına refleksoloji adı verilir. Refleksoloji; El, ayak, baş ve kulaklarda bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktaları olduğu ve bu noktaların beden anatomisinin aynası olduğu prensibine dayanan bir sanattır.

Refleksolojinin Amacı

Temel prensip refleks noktalarına baskı uygulayarak vücudun bağışıklık sistemini harekete geçirmektir. 

Refleksolojinin amacı el, ayak, kulak ve bas üzerinde yer alan refleks noktalarını aktifleştirmektir. Günlük hayatımızda da bu noktaları farkına varmadan aktifleştirme gereği duyarız. 

Örneğin; ellerimizi birbirlerine sürterek mutluluk hissimizi pekiştiririz. Başımız ya da dişimiz ağrıdığında ellerimizi birbirlerine kenetleyerek parmak uçlarımıza yapmış olduğumuz baskı ağrılarımızın hafifleşmesine yardımcı olur.

Refleksolojinin Tarihi

Elimizdeki kanıtlara göre refleksolojinin tarihçesi 4000 yıl kadar önceye dayanmaktadır. Saqqara'da, Mısırlı bir doktorun mezarında resimlerin keşfedilmesi, M.Ö.2300 yılında gerçek refleksoloji terapisinin geliştiğini göstermektedir. 

Nitekim Çinliler de refleksolojiyi keşfederek, akupunkturla birlikte kullanıyorlarmış. Çinli bir doktor, Wang-Wei, M.Ö. 400 yılında hastaların vücuduna akupunktur iğneleri uyguladıktan sonra ayak tabanlarına sıkı bir şekilde baskı uyguluyormuş. Bu baskıyı arzu ettiği terapi etkilerinin görünmesine kadar sürdürürmüş. Doktor Wang-Wei uyguladığı ve sürdürmekte olduğu bu baskı yöntemini, hastalarının vücudunda iyileştirici enerji dışarı çıkana kadar sürdürürmüş. 

İki büyük medeniyetin, eski Mısır ve Çin, aralarında bir ilişkinin olup olmadığı sorusunu, aralarında paylaştıkları aynı iyileştirici teknik bilimi ortadan kaldırıyor. Ama her iki kültür de eski zamanlarda iyileştirici yöntemin merkezi olmuş ve tüm dünyaya bu yöntemleri yayarak öğretmişlerdir.

Refleksoloji Batı'da bu yüzyılın başına kadar hiç bilinmiyordu. Zamanımızda bir Amerikalı kulak-burun-boğaz doktoru olan Dr. William Fitzgerald tarafından yeniden keşfedilmiştir. Fitzgerald, bedeni, ayakta bulunan bazı basınç noktalarını kullanarak tedavi etme ihtimali üzerinde durdu. M.Ö.3000 yıllarında Çinlilerin yaptığı gibi buna "Bölge Terapisi" adını verdi ve bunu akupunkturla beraber kullandı. O, vücudun bazı bölgelerine sıkıca bastırarak veya masaj yaparak oldukça uzakta olan diğer bölgelerin de etki oluşturabileceğini keşfetti. Meslektaşı olan Doktor E. Bowers ise, 1916'da Dr. Fitzgerald tarafından ileri sürülen bu tedaviyi herkese anlatmış ve beraber yaptıkları bazı buluşları 1917 yılında "Bölgesel Terapi" adında bir kitapta toplamıştır. 

Doktor Fitzgerald çeşitli kurslar düzenlemiş ve bu teknikleri, uygulamayla ilgilenen kişilere öğretmiştir. Fitzgerald’ın öğrettiklerini 1930'larda geliştirip yalnızca ayak bölgesinde yoğunlaştıran ise, yine bir Amerikalı olan, masöz Eunice Ingham'dır. Yıllarını bu metodun nasıl işe yaradığını anlamaya çalışarak geçiren ve kendine özgü bir masaj tekniği geliştiren Eunice Ingham'a, haklı olarak modern ayak refleksolojisinin annesi de denir. O, ayağı inceleyerek -ayakta hassas bir nokta bulduğunda bu noktayı vücut anatomisi ile eşleştirerek- çok dikkatli bir şekilde ayaktaki alanların vücut organlarıyla olan ilişkisinin haritasını çıkartmıştır. Sonunda ayaklar üzerinde tüm vücudun haritasını oluşturdu. Çalışmaları o kadar başarılı oldu ki, ünü yayıldı ve günümüzde ayak refleksolojisinin kurucusu olarak tanındı. Bugün İngiltere, Belçika ve Fransa'da refleksoloji eğitimi veren okullar kurulmuştur. Birçok refleksolog, aynı zamanda doğal tedavi şekilleri olan osteopati, homeopati ve kiropratik ile de ilgilidir.

Refleksolojinin Faydaları

Refleksolojinin faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Rahatlatır (fiziksel ve ruhsal olarak rahatlatıcı etkiye sahiptir),
  • Ağrı kesici etkisi vardır, Kan ve lenf dolaşımını düzenler,
  • Hücrelerin iyi şekilde beslenmesini sağlar,
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir,
  • Stresi azaltmada başarılı etkiye sahiptir,
  • Refleksoloji Uygulama Süresi ve Seanslar

  • Vücut organlarının iyi çalışmasını sağlar,
  • Vücudun toksinlerden arınmasına yardımcı olur,
  • Vücudun enerji seviyesini yükseltir, Psikolojik rahatlama sağlar,
  • Kişinin yaşam kalitesini yükseltir,
  • Ameliyat sonrası vücudun toparlanmasına yardımcı olur,
  • Kaslar ve tendonlardaki spazmı azaltır,
  • Sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı bir etkiye sahiptir,
  • Hastalık sonrası vücutta toplanan ödemin atılmasına yardımcı olur,
  • Özellikle hareketsiz yaşam tarzı olan kişilerde olumlu etkiye sahiptir,
  • Yağ ve ter bezlerini aktifleştirerek cildin nemlenmesini sağlar.

Refleksoloji Uygulama Süresi ve Seansları

Uygulama süresi ve sıklığı kişide oluşturmak istediğiniz etkiye göre değişiklik gösterir. Giderilmek istenen sorunun vücutta varoluş süresi refleksoloji süresini ve seanslarını etkiler. Uygulama süresi, kişinin problemine bağlı olarak 15 ila 45 dakika arasında değişir.

 

Podolog Derya ÇOBAN

Whatsapp